| |||||||||||
| |||||||||||
GOOGLE TRANSLATEOTOMASYON HABERGÜNEŞ HABERÖNEMLİ LİNKLER |
Önümüzdeki yıllar akım harmonikleri için yaptırımlar gelebilir
Tarık Arıkdal;Önümüzdeki yıllar akım harmonikleri için yaptırımlar gelebilir Tarık Arıkdal;Önümüzdeki yıllar akım harmonikleri için yaptırımlar gelebilir Armes Mühendislik, elektrik enerjisi tüketicilerinin temiz ve yüksek verimli enerji kullanabilmeleri için çözümler sunuyor. Firmanın ürün portföyünde yer alan Bluewave adlı aktif harmonik filtrenin rakiplerinden daha hızlı filtrasyon yapabildiğini kaydeden Genel Müdür Tarık Arıkdal, “Bluewave’nin cevap süresi, 5 mikrosaniyeye kadar düşebiliyor. Bu sayede harmonik değişimine filtrasyon olarak cevap verebilmek çok hızlı bir şekilde gerçekleştirilebiliyor” diyor. Harmoniklerin işletmelerde neden olduğu sorunlar ve bu sorunlara önerilebileceğiniz ekonomik çözüm önerileri nelerdir? Harmonikler, modern endüstrinin kendi doğasında var. Hadde, plastik, havalandırma, pompa, ısıtma, soğutma sistemleri veya birçok makinede tasarruflu ve daha iyi yönetilebilir bir güç kontrolü için, motor sürücüsü dediğimiz cihazları kullanmak gerekir. Telekomünikasyonda ise güç kontrolü yaparken tristörlü, IGBT’li ürünler kullanılmaktadır. UPS’lerde ise IGBT’li çözümler vazgeçilmez olmuştur. Bunların hepsi, yarı-iletken güç kontrolünün doğası gereği şebekeden harmonikli dediğimiz tam sinüs olmayan bir akım çeker. Yük akımının bu şekilde çekilmesi ise güç kontrolü için gereklidir. Ancak, bu tip akım, şebekede lokal olarak harmonik etkisi dediğimiz yan etkiyi meydana gelir. Harmonikli akım çeken cihazların kendileri genellikle bu durumdan zarar görmez. Ancak şebekede bulunan diğer cihaz ve sistemler, bundan olumsuz yönde etkilenebilirler. Bu etkiyi gidermenin çeşitli yolları bulunmaktadır. Harmonik akımlarından kaynaklanan olumsuz etkileri ortadan kaldırma işlemine filtrasyon diyoruz. Filtrasyon, iki türlü yapılır. Bunlardan birincisi aktif filtrasyondur. Diğeri ise pasif filtrasyondur. Pasif filtreli sistemler de kendi içinde ikiye ayrılmaktadır: Birincisi uygulama alanına göre yapılan hesaplar doğrultusunda merkezi kompanzasyon sistemiyle birlikte devreye girip çıkan sistemdir ki biz bunu Türkçe’de “ayarsız pasif filtreleme” (“De-Tuned”) olarak adlandırıyoruz. İkinci tip pasif filtre uygulaması ise yoğun harmonik akımı çeken bir UPS veya bir üretim hattının girişinde özel olarak yapılan bir sistemdir ve bunu da Türkçe olarak “ayarlı pasif filtre” olarak adlandırıyoruz. Yabancı literatürde bu uygulamalara “Tuned” veya “Absorbsiyon Filtresi” de denmektedir. Her iki türdeki pasif filtreli sistemler, genellikle 3. 5. ve 7. harmonik mertebelerine kadar gerilim harmoniğini azaltarak harmonik akımları nedeniyle oluşabilecek rezonansı empedans dengelemesi yapmak suretiyle engeller. Ancak genellikle harmonik akım bozulma oranı yüzde 20-25 seviyesinin üzerine çıktığında ve eğer sistemde 11. ve daha üst frekanslarda yüksek harmonik akımları varsa bu durumda pasif filtre yöntemiyle çözüm bulmak mümkün olamamaktadır. Bu durumda aktif harmonik filtreleri kesin olarak her türlü harmonik problemini emniyetle çözebilmektedir. Yükün, ihtiyacı olan harmonik akımının şebeke tarafından çekilmemesi ve şebekedeki diğer yüklere zarar vermemesi için, yükün ihtiyacı olan harmonik akımını dışarıdan temin eden bir cihaza gerek var. Ve bu cihaz da “Aktif Harmonik Filtresi” dir (AHF). Aktif harmonik filtreleri, bir cihaza veya sisteme ihtiyacı olan harmonik akımını verir. Böylelikle, o sistem ya da cihaz; ihtiyacı olan harmonik akımını şebeke üzerinden değil AHF üzerinden temin eder. Böylece, şebeke temiz kalır. Yükün harmonik akım çekmesini engellemek mümkün değildir. Ancak söz konusu önlemleri almak; sistemin veya şebekenin düzgün ve kesintisiz bir şekilde işletilebilmesine olanak tanır. Armes Mühendislik bu noktada devreye girmektedir. Yerinde tespit ve uygulama ile harmonik kaynaklarının belirlenmesi ve bu kaynakları dikkate alarak orijinal, kalıcı ve güvenilir çözümler üretmek, başlıca faaliyet alanımızı oluşturmaktadır. Bu işlemleri yaparken hedefimiz, akım ve gerilim bozulmalarını belirlenmiş teknik – bilimsel sınırların altına indirmektir. Bu değerler konusunda çok açık kriterler bulunmaktadır. IEEE normlarına göre, toplam gerilim bozulma oranı için yüzde 3 ve toplam akım bozulma oranı için de yüzde 6 değerlerini üst sınır olarak kabul ediyoruz. Harmoniklerin yol açtığı sorunları çözmek için pazara sunduğunuz ürünler nelerdir? Ürünleriniz hangi özellikleriyle rakiplerinden ayrılıyor? Ürün gamımız içinde harmonik sorunlarının çözümüyle ilgili hem pasif hem de aktif özellikli çok sayıda özgün ürün bulunmaktadır. Aktif harmonik filtresi bunlardan sadece bir tanesidir. Portföyümüzdeki aktif harmonik filtrelerin rakiplerinden farklı olan birtakım temel özellikleri var. Bunlardan ilki, filtrenin aynı anda hem çok hızlı kompanzasyon yapabilmesi hem de filtreleme yapabilme özelliğidir. Önemli fark ise Bluewave’de filtre kapasitesinin ne kadarıyla filtreleme ne kadarıyla kompanzasyon yapacağınızı siz kendiniz ayarlayabilirsiniz. Bu can alıcı özellik başka hiçbir aktif filtrede yoktur. İkincisi Bluewave’de 51. harmonik mertebesine kadar, istenilen her harmoniği yüzde 0 ile yüzde 100 arasında tek tek ayarlayarak filtrenin kapasitesini maksimize etmek ve çözümü mükemmele ulaştırmak mümkündür. Firmalar, ihracatta rekabetçi bir noktaya geldikleri için üretim kesintisine tahammülleri git gide azalıyor. Bu da aktif filtrenin öne çıkmasına ve cihaz satışlarının artmasına neden oluyor. Pasif filtreli çözümler uzun yıllardır kullanılmakta. Ancak, ülkemizde yeni yeni kullanılmaya başlanmaktadır. Pasif filtre çözümlerimiz arasında hem ayarlı filtreler, hem ayarsız filtreler, hem de absorbsiyon filtreleri bulunmaktadır. Çok yüksek gerilim harmoniklerinin bulunduğu baralarda dahi ayarlı filtrelerle yaptığımız uygulamalar yıllardır emniyetle çalışmaktadır. KBR’nin üretimi olan filtre reaktörleri zaten yüksek lineeriteli olduğundan bizde ayrıca güçlendirilmiş filtre yoktur. Hepsi zaten standart olarak güçlendirilmiş tiptir. Pasif filtrelerimize 2 yıl garanti vermekteyiz. Söz konusu ürünlerimiz, düşük kayıplı çalışmaktadır. Malzemenin sağlamlığı da müşteriye büyük güven vermektedir. KBR ürünleri bu nedenle çok tercih edilmektedir. Servis ve mühendislik desteği de vermekteyiz. Başta da söylediğim gibi Armes, her zaman farklı ve esnek çözümler sunabilmektedir. 1 veya 3 faz referanslı kompanzasyon uygulamalarında sıra dışı çözümlerimiz var. Bazen müşterilerimize başkaları tarafından önerilen sistemlerin ihtiyaç duyulan çözümü üretmediğini görüyoruz. Bunu müşteriye bildiriyoruz. Bazı firmaların müşteriye bu şekilde yaklaşması, sektördeki diğer uygulamacıların da zararına oluyor. Birinci temel değerimizin dürüstlük olduğuna inanıyoruz. Özet olarak işletmeler; sürücülü sistemleri ve lineer olmayan yük transfer cihazlarını kullanıyorlarsa harmonikle ilgili önlem almak zorundalar. Ürünlerinizle ağırlıklı olarak hangi sektörlere çözüm sunuyorsunuz? Enerji ağırlıklı çalışan tüm sektörler kaliteli enerji çözümlerine ihtiyaç duymaktadır. Çoğu firma kompanzasyon alandaki yatırımlarını büyük ölçüde tamamladı. Bundan sonra sistemlerden verim almak ve hızlı çalışmanın kaliteli üretimin uygulamalarını yapıyorlar. Tabi daha sıra enerji kalitesine gelmedi. Ancak sektör, harmonik kaynaklarının yükün çektiği akım olduğunu anladı. Akım harmoniğini bastırmadan gerilim harmoniklerinin azaltılmayacağına ikna oldu. Firmalar, ihracatta rekabetçi bir noktaya geldikleri için üretim kesintisine tahammülleri git gide azalıyor. Bu da aktif filtrenin öne çıkmasına ve cihaz satışlarının artmasına neden oluyor. Vektör kontrollü ve ödüllü aktif harmonik filtreniz Bluewave’den bahseder misiniz? Bluewave, enerji kalitesi ve güç kompanzasyonu problemlerinde ne tür avantajlar sağlıyor? Bluewave, tasarım ve üretim olarak Alman malı bir ürün. Üretici firma, pazardaki ihtiyaçtan kaynaklanan çok yeni bir tasarım gerçekleştirdi. Pazardaki ürünlerin çoğunun ya AR-GE’si ya da kontrol teknolojisi eski. Bazı ürünler halen DSP ile çalışıyor. Bazıları ise daha eski teknolojiyi kullanıyor. Söz konusu cihazların gecikme zamanı en az 20 milisaniyedir ve bu tip ürünler, bazı uygulamalara cevap verememektedir. Bluewave’de cevap süresi 500 mikrosaniyeye kadar düşebiliyor. Üretici firma motor sürücülerindeki vektör kontrol deneyimini aktif filtreye de aktarmış. Böyle olunca da harmonik değişimine filtrasyon olarak cevap verebilmek gerçek anlamda dinamik oluyor. Özellikle punto kaynağı, ark kaynağı gibi cihazlarda bir kaynağın başlamasından bitimine kadar geçen süre çok kısa. Bu gibi kompanzasyon uygulamaları için de Bluewave kullanıyoruz. Bahsettiğim ürün, her fazın ayrı ayrı olarak ve çok hızlı bir şekilde kompanze edilmesini sağlıyor. Bluewave istenirse kompanzatör; istenirse, bir harmonik filtresi olarak istenen oranda kullanılabiliyor. Bluewave yüksek hızı ve esnek kullanımı nedeniyle ödül aldı. Ürünü uyguladığımız her yerde mükemmel sonuçlar aldık. Ürünleriniz benzer ürünlerle karşılaştırıldığında enerji kalitesinin iyileştirilmesinde nasıl bir fark yaratıyor? Sektörü bilinçlendirmek adına eğitim faaliyetlerinde bulunuyor musunuz? Bluewave’nin benzerlerine göre üstünlükleri var. Bunlar hız, esnek kullanım, hibrit çalışma özelliği. Daha yeni bir tasarıma sahip. Cihazın içerisinde endüstriyel bilgisayar bulunmaktadır. Bu endüstriyel bilgisayarın veri işleme hızı, çok yüksektir. Piyasadaki cihazlara göre daha kompakt ve daha hafiftir. Piyasada Bluewave’ye yakın olan 2 ürün vardır. Bunlardan bir tanesinin tasarımı, dizaynı ve AR-GE’si 12 yıl öncesine aittir. 2’ncisinin ise AR-GE’si yeni fakat, hızı yavaştır. Her uygulamada istenen cevabı verememektedir. Bluewave, uzaktan izlenebilmekte ve kontrol edilebilmektedir. Armes ayrıca Alman KBR firmasının ortadoğu partneridir. KBR 30 yıllık bir firmadır ve ürünlerinden, servisinden çok memnunuz. KBR’nin cihazları, ‘tak unut’ mantığı ile çalışmaktadır. Çok az sayıda servis geri dönüşü vardır. KBR tüm ürünleri kendi bünyesinde geliştirmekte ve üretmektedir. Ürünlerini sahada kendisi denemektedir. Uygulamacı bir firma olduğu için çok değişik ürün gamlarında minimum sorun yaşanmaktadır. Firma uygulayıcı olmadığı zaman sorunlar yaşanabiliyor. Biz bunları fiilen gördük. Kompanzasyon grubumuzda değişik özelliklerde farklı reaktif güç kontrol röleleri vardır. Harmonik filtreler, kondansatör elemanları, kontaktör elemanlarımız mevcut. Enerji izleme ve raporlanması başlığı altında ise şebeke analizörleri, enerji kalite analizörleri, küçük noktasal tüketimleri görmek için kullanılan sayaçlar bulunmaktadır. Bunların hepsini bütünleyen ve kontrol etmemizi sağlayan bir yazılım var: Visual Energy. Visual Energy, KBR firmasının yazılım grubu tarafından 15 yıldır geliştiriliyor ve artık web tabanlı oldu. KBR tarafından geliştirilen Visual Energy yazılımı, enerji tüketim bilgisini hem veri tabanında hem de saha cihazlarında 1 yıl boyunca silinmeden tutabilmektedir. Yani, 1 yıl içerisindeki herhangi bir günde o bilgisayarda bir sorun yaşanması veya bilgisayarla saha cihazları arasındaki bağlantının kopması durumunda bile geriye dönük veriler saha cihazlarından elde edilebiliyor. Bizi büyük firmalar daha çok tercih ediyor. Bunun en büyük nedeni ise Visual Energy sisteminin kendi içerisinde hardware back-up’u olmasıdır. Bu özelliklerden dolayı sistemlerimiz sıradan cihazlara göre ucuz değil, ancak aynı özellikli sistemlere göre ise son derece uygundur. Türkiye, reaktif güç kontrolü konusunda bence Avrupa’da ilk üçe girecek konumdadır. Bizim bulunduğumuz bölge içerisinde reaktif güçlerin bu kadar sıkı takip altında olduğu ve bu konuda çözümler geliştirmiş başka bir ülke göremiyorum. KBR’nin diğer bir uygulama alanı patentli bir sistem olan demand kontroldür. Örneğin; enerji sözleşme değerini artıramayan firmalar veya uzakta olup da belli bir güç değerinden az enerji sözleşmesi yapılabilen işletmeler için o güç değerini aştığı zaman bazı yüklerin devre dışı bırakılarak demandın sözleşme gücünü aşmaması ve bu şekilde ceza ödememesi, enerji kesintisi cezasıyla karşılaşmaması için demand kontrol sistemlerimiz bulunuyor. Demand kontrol sistemlerinin 2’nci amacı ise büyük işletmelerin enerji tasarrufu yapabilmesidir. İşletme içinde belli saatlerde veya mevsimlerde bazı yükler çok kısa süreli devre dışı bırakılabilir. Bu sırada sistem çalışır. Ancak, enerji tasarrufu yapılır. Yükün devre dışı bırakılmasından meslektaşlarımız biraz çekiniyor. Oysa burada yükü uzun süreli boşa çıkartmaktan bahsedilmiyor. Çok kısa süreli ve üretimi etkilemeyecek devre dışı bırakmalardan sözediyoruz. Bu konuda bazı pilot uygulamalar belirledik. Bunları hayata geçirdiğimizde daha net mesajlar verme şansına sahip olacağız. Eğitim konusunda daha çok meslek odalarıyla birlikte veya şirketimizde eğitim seminerleri veriyoruz. Bazen de özellikle taahhüt grubu müşterilerimizle şirket merkezinde uygulamalı eğitimler gerçekleştirmekteyiz. Ülkemizde enerji kalitesi ile ilgili ne tür çalışmalar yapılıyor? EPDK’nın yayımladığı “Elektrik İletim Sistemi Arz Güvenilirliği ve Kalitesi Yönetmeliği” sorunlara çözüm getirir nitelikte mi? Türkiye, reaktif güç kontrolü konusunda bence Avrupa’da ilk üçe girecek konumdadır. Bizim bulunduğumuz bölge içerisinde reaktif güçlerin bu kadar sıkı takip altında olduğu ve bu konuda çözümler geliştirmiş başka bir ülke göremiyorum. Yurtdışındaki üretici firmalar için Türkiye adeta canlı bir laboratuvar. Türkiye, reaktif güç kompanzasyonu konusunda çok iyi durumda. Ancak, harmonik akımlarına karşı getirilen yaptırımlar için daha yolumuz var. Bu biraz da ülke ekonomisiyle ilgili. Yani işletmeler, filtreli reaktif güç kontrol sistemlerini kurdurabiliyorlar. Bu çok maliyetli birşey değil. Ancak, harmonik akımını azaltmak daha maliyetli. Harmonikleri azaltmak için aktif filtrelerin kullanılması gerekiyor. Devlet kurumları da bu durumun bilincinde. Bu nedenle harmonik akımıyla ilgili uygulama ya da yaptırımlar, pek belirgin değil. Fakat resmi hamonik akım sınırları belli. Enerji dağıtım şirketleri “Elektrik Piyasasında Dağıtım Sisteminde Sunulan Elektrik Enerjisinin Tedarik Sürekliliği, Ticari ve Teknik Kalitesi Hakkındaki Yönetmeliği” doğrultusunda akım harmoniklerinin kendilerini ne kadar zarara uğrattığını ya da bunun sorumlu oldukları dağıtım şebekelerine nasıl bir etkisi olduğunu sürekli olarak ölçmektedirler. Hatta bu ölçümleri firmalara yazı göndererek bildirmektedirler. İleride bu veriler yan yana konulacak ve bir istatistik çalışması yaptırılacaktır. Oradan çıkan şebeke tarafından indirgenmiş akım değerine göre ne gibi bir yaptırımda bulunacaklarına dair görüş bildireceklerini düşünüyorum. Bu görüşler doğrultusunda da önümüzdeki yıllarda akım harmonikleri için bir takım yaptırımların geleceğini zannediyorum. Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında enerji kalitesi konusunda ülkemizde yeterli bilinç oluştu mu? Bu konuda ilgili kurumlar, dernekler nasıl bir çalışma içindeler? Sanayileşmiş bazı ülkelerde akım harmonik bozulma oranı yüzde 6’nın üzerine çıktığında dağıtım şirketleri hiç haber vermeden enerjiyi kesebiliyor. Örneğin Almanya’da aboneye belli bir süre veriliyor. Bu sistemi en iyi uygulayan ülke Almanya’dır. Almanya, eğer harmonikten dolayı aynı trafodan beslenen diğer aboneler şikayetçi olurlarsa ve dağıtım şirketi bunu tespit ederse problemin çözümü için harmonik yaratan aboneye 1 ay süre vermektedir. Bu sistem, 10 yılı aşkın süredir istikrarlı bir şekilde uygulanmaktadır. Türkiye’nin mali kaynakları şu anda AB ülkeleri gibi değil. Ama bizlerin de ülkemize has bir yaratıcılık ve mücadelecilik özelliğimiz, uyum gösterebilme yeteneğimiz var. Kompanzasyon konusunda yabancı ürünler kullandığımız halde hiç akla gelmeyen uygulamalar yapabiliyoruz. Türkiye’deki elektronik sayaçlar; reaktif enerjiyi, indüktif ve kapasitif olarak her fazda ayrı ayrı ölçmektedir. Bu nedenle ülkemizdeki teknik elemanlar bu konuda daha bilinçli olmak zorundalar. Ürünlerinizin en önemli muhatabı panocular. Panoculuğun da püf noktası ekonomik dizayn olduğuna göre bu sektöre yönelik bir teknik dizayn destek ekibiniz ve çalışmanız var mı? Rutin bir uygulamayı anlatır mısınız? Panocularla yakın çalışıyoruz. Onların hem teknik hem de ticari ihtiyaçlarına optimum çözümler sunuyoruz. Pano imalatçıları, enerji kalitesi tarafında bize güveniyorlar ve bu konuda garanti istiyorlar. Birlikte çalışmalarımızın büyük çoğunluğu, kendilerine gelen bir sorunu üretici adına çözmek veya bir proje içerisindeki enerji kalitesi gereksinimlerini onlarla dirsek temasında bulunarak yerine getirmek oluyor. 3e temmuz sayısından alıntıdır. Bu haber 983 defa okunmuştur.
|
HABER ARAAKTUEL HABERGAZETELER |
|||||||||
|
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||