| |||||||||||
| |||||||||||
GOOGLE TRANSLATEOTOMASYON HABERGÜNEŞ HABERÖNEMLİ LİNKLER |
Enerjide değişen dengeler
Enerjide değişen dengeler Enerjide değişen dengeler Kadir Dikbaş Enerji dün olduğu gibi bugün de önemli ve stratejik bir sektör. Gelecekte ise daha önemli olacağa benziyor. Geçen hafta yapılan elektrik dağıtım ihalesinde dört bölge için 7 milyar dolarlık rakama ulaşıldı. Rekor seviyedeki teklifler, dikkatleri bir kez daha enerji sektörüne yöneltti. Türkiye, hızla gelişen bir ülke ve her geçen gün daha fazla enerji tüketiyor. Gelecekte de daha fazla enerjiye ihtiyaç duyacak. O bakımdan her büyük grup, bu sektöre bir şekilde adım atıyor. Türkiye ayrıca enerji hatlarına ev sahipliği yapan ve gelecekte bu konumunu daha da güçlendirmesi beklenen bir ülke. O açıdan da sektörün yıldızı çok parlak. Enerji, dünyada da çok önemli. Kavgaların hep odağında yer alıyor enerji kaynakları ve bu kaynaklar için geliştirilen projeler. Kişi başına enerji tüketimi, bir gelişmişlik göstergesi. Ve aynı zamanda, kullanılan kaynaklara bağlı olarak çevreye verilen zararın da. Türkiye, henüz kişi başına tüketimi orta seviyelerde olan bir ülke. Ama pek çok Batılı ülkede rakam son derece yüksek. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) bir süre önce yayımladığı rapora göre, ABD dünyanın en fazla enerji tüketen ülkesi olmaktan çıkıp yerini Çin'e bıraktı. Ama kişi başına tüketimde hâlâ lider ve Çin'i 5'e katlıyor. Çin, Ajans'ın verilerinin sağlıklı olmadığını iddia ederek birinciliği reddediyor. Bunun sebebi, bir süredir çevrecilerin hedefi haline gelmesi olabilir. Çünkü Çin, enerji tüketiminde kömürü ağırlıklı olarak kullanan bir ülke. Öyle ki, dünya kömür tüketiminin yarıya yakınını bu ülke gerçekleştiriyor. Çin'nin birinci olmadığını kabul etsek de, en azından birinciye yakın bir noktada olduğu kesin. Nitekim BP'nin her yıl haziran ayında yayımladığı verilere göre, Çin, ABD ile arasındaki mesafeyi kapatmış görünüyor. Bunda yaşanan küresel krizin de payı var. ABD, 2009'da (yüzde 5 düşüşle) 2.182 milyon tonluk petrole eşit enerji tüketirken, Çin'in tüketimi yüzde 8,7'lik büyüme ile 2.177 milyon tona ulaşmış. Dünyanın ilk beş büyük enerji tüketicisi arasında Çin'in ve Hindistan'ın kaydettiği hız dikkat çekici. BP'nin verilerine göre, Çin'in birincil enerji tüketimi 2000 yılındaki seviyenin iki katını aşmış. Hindistan'ınki ise iki kata yakın. Rusya'da bir miktar artış görülürken Japonya ve ABD'nin tüketiminde azalış söz konusu. Benzer durum, gelişmiş pek çok Batı ülkesi için geçerli. 2009'a ait tüketim verilerinin, Batılı ülkelerdeki ekonomik kriz sebebiyle, 2008'den daha düşük olduğu, buna karşılık krizin fazla etkilemediği Asya ve diğer bölge ülkelerinin tüketiminde yükselişler göründüğü ortada. Aynı durum Türkiye'de de yaşandı. 2000 yılında 77 milyon ton olan enerji tüketimi, 2008'de 102 milyona kadar çıkmakla birlikte, 2009'da yüzde 8,4 düşüşle 93 milyona düşmüş. Buna rağmen son 9 yıldaki tüketim artışı yüzde 21,4. Paranın, üretimin ve gücün batıdan doğuya kaydığı dünyamızda tabii olarak tüketimde de dengeler değişiyor. En başta da sanayinin en önemli girdisi olan enerji tüketiminde. Yakın gelecekte, gelişen yeni pazarların yeni tüketim alanları olduğunu göreceğiz. Turizmden bankacılık hizmetlerine kadar pek çok alanda dengeler yeniden belirlenecek. http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1015313&title=enerjide-degisen-dengeler Bu haber 320 defa okunmuştur.
|
HABER ARAAKTUEL HABERGAZETELER |
|||||||||
|
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||