KAPAT
Elektrik,Enerji,Aydınlatma,Proje,Solar Energy
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE İLETİŞİM
07 Şubat 2012 Salı
Ah Bin Ali Ah Bin Kunduz30 Ocak 2012

GOOGLE TRANSLATE

OTOMASYON HABER

GÜNEŞ HABER

ANKET

Sitemize Nasıl Ulaştınız




Tüm Anketler

Son elektrik dağıtım özelleştirmeleri hukuka uygun mu

Son elektrik dağıtım özelleştirmeleri hukuka uygun mu

Tarih 21 Ağustos 2010, 05:16 Editör Musfafa Fazlıoğlu

Son elektrik dağıtım özelleştirmeleri hukuka uygun mu

Son elektrik dağıtım özelleştirmeleri hukuka uygun mu?

17 Ağustos 2010 Salı

Ali Ulusoy

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Avrupa Yakası (Boğaziçi), İzmir-Manisa (Gediz), Trakya ve Diyarbakır (Dicle) elektrik dağıtımı özelleştirme ihaleleri yapıldı. Böylece elektrik dağıtım özelleştirmeleri büyük ölçüde tamamlandı sayılır. Buna geçen gün yapılan Ankara’nın doğalgaz dağıtım özelleştirme ihalesi de eklendiğinde, bu son özelleştirmelerden Hazineye 7 milyar dolara yakın gelir gelecek. Verilen rakamlar beklenenden yüksek görünüyor.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) bu özelleştirmeleri de yargıya (Danıştay’a) götüreceğini açıkladı. Oda’nın temel iddiaları şunlar:

- bu özelleştirme kamu yararına aykırıdır; çünkü, özelleştirme öncesinde getirilen yeni tarife metodolojisi sayesinde firmaların karı garantiye alınmış olup, bu durum elektrik fiyatlarını artıracak ve kamu tekelinin özel tekele dönüşmesi anlamına gelecek;

-  ihalede rekabet ortamı sağlanmadı; çünkü, İhaleyi alan şirket %49 hissesi için, ihaleye diğer katılanlar dahil, başka ortak alabileceğinden, bu sağlanan imkan ihaleye daha fazla katılımı ve daha yüksek fiyat çıkmasını engellemiştir;

- ihale Anayasaya aykırı; çünkü, imtiyaz sözleşmesi yapılmadan devir yapılması Danıştay’ın Anayasa m.155’de öngörülen ön denetimini engellemektedir.

Bu iddiaları hukuki açıdan değerlendirmeden önce yüksek yargının özelleştirmelere bakışına değinelim.

Danıştay ve Anayasa Mahkemesi daha önceki içtihadında özelleştirme karşıtı bir tutum izlerken, son birkaç yıldır bu tutumunu değiştirdi. Zira Anayasa Mahkemesinin 90’lı yıllarda Türk Telekom ve elektrik özelleştirmelerini iptal etmesini, Danıştay’ın yap-işlet-devret, yap-işlet ve işletme hakkı devri yoluyla özelleştirmelere yargısal onay vermemesini hatırlayalım. Aynı Anayasa Mahkemesi geçtiğimiz yıllarda Türk Telekom’un özelleştirilmesine imkan veren ve telekom sektörünü rekabete açan kanunu iptal etmedi. Aynı Danıştay son birkaç yıldır Türk Telekom, Tüpraş, Erdemir, Petkim özelleştirmeleri gibi en büyük özelleştirmeleri iptal etmedi. Bunlara karşı açılan davaları reddetti. Bunda özellikle Danıştay 13. Dairesi’nin tutumu etkili oldu.

Yüksek yargının özelleştirmeler konusundaki yeni içtihadına göre, belli bir alanın, tesisin veya faaliyetin özelleştirilmesi siyasi iktidarın takdirinde. Yargı siyasetin bu konudaki takdirine prensip olarak karışmıyor. Ancak yargı, özelleştirmelerin başlangıcında ve ihale sürecinde rekabetin sağlanıp sağlanmadığını titizlikle inceliyor. Özelleştirme ihalelerini ‘peşkeş’, ‘danışıklı dövüş’ ve kayırmacılık yönlerinden sıkı denetime tabi tutuyor.

Bu yargısal ölçütlere bakıldığında, son elektrik dağıtım özelleştirmesinde hukuki sorun görünmüyor.

Öncelikle, Anayasada 1999 yılında yapılan değişiklikle kamu hizmetlerinin özel kişilere gördürülmesi artık mutlaka imtiyaz sözleşmeleri formatında olmak zorunda değil. Kaldı ki mevcut hukuki durumda elektrik dağıtım faaliyetini özel sektör “özel hukuk sözleşmeleri” ile yürütemiyor. EPDK’nın tek yanlı idari izni (lisans) ile yürütebiliyor. O halde, tek yanlı idari izin (lisans) usulü, sonuçta iki yanlı bir sözleşme olan “imtiyaz sözleşmesi” usulüne oranla kamunun daha lehine. Özel şirket işletmeciye hiçbir inisiyatif tanımıyor. Tüm yetki tek yanlı olarak kamuda.  Yani EMO’nun Anayasaya aykırılık iddiası haklı değil.

Diğer yandan, ihalede şirketlerin verdiği özelleştirme bedeli beklenenin üzerinde olduğundan, ihalede rekabetin sağlanamadığı iddiası da afaki kalmakta. Zaten ihaleyi alan şirketin kendisine ortak alamayacağını öngörmek “özel teşebbüs hürriyetini” kısıtlamak olurdu.

Nihayet, elektrik dağıtımının devletçe yapılmasında mı yoksa özel sektörce yapılmasında mı kamu yararı olduğu hususu hükümetin takdir yetkisi içinde. Eğer elektrik fiyatları yükselirse bunun siyasi sorumluluğu da siyasi iktidara ait.

Ayrıca, ihaleyi kazanan şirketlerin yeni tarife metodolojisi ile ödeyecekleri meblağı ve karlarını garantiye alması da o kadar kolay görünmüyor.

Dağıtım bölgesini alan şirket iki ayrı faaliyetten gelir elde ediyor. İlki, elektrik dağıtım hattının işletmeciliği. Otoyoldan geçenlerden alınan bedel gibi. Bu hattan elektrik geçiren herkesten aldığı hat kullanım bedeli.

Diğeri ise, bölgesindeki tüketicilere elektrik satmak. Yani bir mal alım satımı gibi elektrik ticareti. Tüketiciler ise iki grup: evlerimiz gibi küçük tüketiciler ve büyük işyerleri (serbest tüketici). Bu sonuncular elektriği dağıtım şirketinden almak zorunda değil. Piyasada serbestçe diledikleri üreticiden elektrik satın alabilirler. AB, hem herkesin, yani evlerdeki küçük tüketicilerin dahi serbest tüketici yapılması, hem de perakende elektrik ticaretini dağıtım şirketi yanında başka şirketlerin de yapmasına izin verilmesi için sürekli bastırıyor. Zaten bu her iki yenilik için mevcut kanunun altyapısı müsait. O halde orta ve uzun vadede bu iki olgu dağıtım şirketlerinin kar beklentilerini olumsuz etkiler.

Yani ödenen meblağı kolayca geri almak ve yüksek karı şimdiden cepte görmek o kadar da kolay değil. Yüksek karlar bu kadar “garanti” olsaydı ihaleye katılan diğer büyük şirketler nihai pazarlık aşamasında çekilir miydi?

Ayrıca en büyük 3 ili de aynı şirketin alması, “danışıklı dövüş” ile ihalelerin paylaşıldığı imalarını da “komplo teorisi” konumuna düşürüyor gibi…

alulusoy@gmail.com

http://www.enerjivadisi.com/n.php?n=96ab2fa5-2010_08_17

 

Bu haber 356 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Uzman Gözüyle

Busbar Aydınlatma Otomasyon Sistemi

Busbar Aydınlatma Otomasyon Sistemi Ülkemizde tüketilen toplam elektrik enerjisi içinde aydınlatmanın payı yüzde 20 civarındadır. Aydınlatmada verimlil...

Hazar gölü can suyu ve pompa depolama projesi

Hazar gölü can suyu ve pompa depolama projesi Hazar Gölü üzerinde bulunan Hidroelektrik santraller 2006 yılında gölün ekolojik dengesini bozduğu için Devlet tara...

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Elektrik Forum

AKTUEL HABER

GAZETELER



Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi