Maliyet düşüyor, güneş yatırımı fizibıl olacak
Şener Oktik
GENSED
Uluslararası İlişkiler Sorumlusu
Türkiye, yenilenebilir enerjide, istenen hızda olmasa da yol alıyor. En çok yatırım özellikle rüzgar ve hidroelektrik santrallere yapılıyor. Ancak, güneşten elektrik üretimi henüz 500 kWh’nın altındaki lisanssız uygulamalarla sınırlı. Halen endüstriyel anlamda bir güneş enerjisi santralimiz (GES) yok. Oysa Enerji Bakanlığı’nın hazırladığı Güneş Enerjisi Potansiyel Atlası’na göre, yıllık elektrik üretim potansiyeli 380 milyar kWh. Bu potansiyelin kullanılmamasının başlıca nedeni kurulum maliyetlerinin ve yatırım geri dönüş süresinin rüzgar ve hidroliklere göre yüksek olması. Keza güneş enerjisiyle ilgili kullanılan tüm ekipmanda tamamen ithalata bağımlıyız. Avrupa Birliği ülkelerinde güneşten elektrik üretimine ciddi destekler veriliyor. Alım garantisi 20-25 yıl, fiyatı ise 45 euro cent’e kadar çıkabiliyor. Türkiye’de yakın zamanda devreye giren Yenilenebilir Enerji Kanunu’nda (YEK), güneşten elde edilen elektriğe 13.3 dolar cent, başka bir ifadeyle yaklaşık 10 euro cent alım garantisi verildi. Sektör çevrelerinde 25-28 euro cent aralığında bir alım fiyatı beklenirken, bunun yarısı kadar bir destek verilmesi yatırımcılarda hayal kırıklığı yarattı. Şimdi bu şartlarda güneş enerjisi santrali yatırımlarının yapılabilirliği tartışma konusu. Ancak bu konuda yıllarını güneş enerjisi sistemleriyle ilgili çalışmalara vermiş bir isim olan Şener Oktik umutlu konuşuyor.
Rektörlüğünü yaptığı Muğla Üniversitesi bünyesinde güneşten elektrik üretimi konusunda ciddi projelere imza atan Şener Oktik şu anda Arıkanlı Holding’de yenilenebilir enerji alanında danışmanlık yapıyor. Oktik aynı zamanda Güneş Enerjisi Sanayicileri Derneği’nin (GENSED) de uluslararası ilişkiler sorumlusu. Yeni görevine başlayalı daha 2 ay olan Şener Oktik, ayağının tozuyla Yeşil Ekonomi’ye önemli açıklamalarda bulundu. Oktik, güneş enerjisinde kullanılan ekipman ve sistemlerin dünyada giderek ucuzladığına dikkat çekiyor. Oktik’e göre, güneş enerjisinde maliyeti belirleyen iki önemli unsur var. Bunlardan biri modül, diğeri araziye kurulum. Modül fiyatları son 1 yıldır hızlı bir düşüş içinde. Daha önce kWh’ı 1.80 dolar cent olan modül fiyatı 1.40 cent’e kadar geriledi. Oktik, “Önümüzdeki aylarda 1 cent’e kadar düşecek. O zaman şu an güneşten elektrik üretimine verilen 10 euro cent’lik alım fiyatı yatırım için fizibil olacak” diyor.
Şener bey önce isterseniz sizin güneş enerjisine olan ilginizden başlayalım.
1976 yılında Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nden mezun oldum. Ardından malzeme alanında, ince film konusunda yüksek lisans yaptım. Onu bitirir bitirmez doktora yapmak için İngiltere’ye gittim ve orada doktora konusu olarak güneş enerjisinden elektrik üretimini seçtim. Doktoramın ardından BP Solar’da 10 yıl çalıştım. Burada malzeme, modül ürettik. Yeni teknolojiler geliştirdik. Ardından yine bir İngiliz şirketi olan ve boya alanında faaliyet gösteren ICI’da çalışmaya başladım. Burada da boya teknolojsini kullanarak elektrik üretimi konusunda 2 yıl çalıştım. Sonra Türkiye’ye döndüm ve Muğla’ya yerleşmeye karar verdim.
Siz Nevşehir’lisiniz ve Ankara’da okudunuz. Neden Muğla’da yaşamaya karar verdiniz?
Haklısınız. 1995 yılında Türkiye’ye dönmeye karar verince Muğla’yı seçtim. Çünkü enerji üretme konusunda en çok tartışmaların olduğu yerdi. Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy gibi termik santraller nedeniyle çevre enerji ilişkisinin en tartışmalı olduğu bölge idi. Muğla’da ilgi alanım olan güneş enerjisiyle ilgili büyük potansiyel vardı. Burası yenilenebilir enerji için iyi bir seçimdi. Devlet Planlama Teşkilatı’ndan o dönem için 500 bin dolar gibi çok iyi bir bütçe alarak güneş enerjisiyle ilgili araştırma çalışmalarına başladık.
Neler yaptınız Muğla’da?
Muğla’da bir binanın cephesini kapladık. Çatısını kapladık. Test merkezi kurduk. Dünyada öne çıkan malzemeleri denedik. Bu alana gönül veren genç akademisyenler yetişti. Deyim yerindeyse bu konuyu yayacak misyonerler Muğla’dan çıktı. Dünya ile işbirliğine gittik. Örneğin, o dönem kullandığımız güneş sistemlerinden birisi Alman Enerji Ajansı’nın bize bağışıdır. Şu anda Muğla Üniversitesi yıllık elektrik ihtiyacının yüzde 4’ünü güneşten karşılıyor. Muğla’nın tamamında güneş enerjisi uygulamalarının toplam kurulu gücü 110 kWh civarında. Türkiye’de ise şu anda lisanssız yani 500 kWh’ın altı uygulamaların toplam kurulu gücünün 5-7 MW’nin arasında olduğunu tahmin ediyorum.
Ama halen güneş paneli üretemiyoruz?
Bugün itibariyle modül üretiminde sadece Anel Grubu var. İstanbul Ümraniye’de yakın zamanda kurdukları üretim hattı aslında Muğla Üniversitesi ve TÜBİTAK işbirliğiyle gerçekleşti. Onu bir ortaklık şeklinde planladık. Ben Anel Grubu’nun o dönem Photovoltaic (PV) konusundaki danışmanıydım. Ama pilleri halen dışarıdan geliyor.
Türkiye’de halen bir GES yatırım yok. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Güneş Enerjisi Santrali (GES) kurulması için güneşten üretilecek elektriği satacak fiyatın biraz cazip olması lazım. YEK’te güneş enerjisi için 13.3 dolar/sent’lik alım garantisi verildi. Bu 10 avro sent’in altı demek. Bu fiyat şu anda yatırımlar için fizıbıl olmayabilir. Ama bakın bu alanda son dönemde önemli bir gelişme var.
Güneş enerjisi sistemlerinin kurulumlarıyla ilgili bir ucuzlama söz konusu. Hem modül fiyatı hem kurulum maliyeti düşüyor. Bir yıl, bir ay hatta birkaç gün öncesine baktığımızda bile maliyetlerde gerileme var. Örneğin, modül fiyatları bu yıl ocak ayında ve şubatta 1.80 dolar/sent civarındaydı. Bugün 1.40 dolar/sent’e geriledi.
Yakında 1 dolar sent’e kadar düşecek. Bu olduğu zaman şu anki 10 avro sent’lik fiyat fizıbıl olacak.
Neden ucuzluyor peki?
Modül fiyatlarının düşmesinin nedeni hem teknoloji gelişiyor, hem rekabet artıyor. Çünkü Çin’deki üretim kapasitesi çok arttı. Bu modüllerin çoğu Çin malı. Panel ve modül üretiminde en büyük kapasite Çin’de. Artık bu sistemler daha ucuz ve ekonomik üretiliyor.
Hocam, güneş enerjisi yatırımıyla rüzgar ve hidroelektrik santral yatırım maliyetlerini karşılaştırabilir misiniz?
Güneşte şu anda eğer ince film kullanırsanız 1 MW kurulu güç için yatırım maliyeti 1.7 milyon avro olabilir. Ama kristal malzeme kullanırsanız bu maliyet 2 milyon avro’yu bulur. Rüzgarda, 1 MW kurulu gücün maliyeti 1.1, eğer zorlarsanız 950 bin dolara yapılabilir. Ancak rüzgar santraliyle güneş santrali arasında 2 çarpan fark var. Yani rüzgar gece gündüz estiği için yaklaşık 2 kat daha fazla elektrik üretir. Rüzgar santralini çok iyi bir yerde kurduğunuz taktirde MW başına yılda 3.5 ile 3.8 milyon kWh elektrik üretirsiniz. Güneşte ise örneğin Antalya veya Mardin civarında kurarsanız yılda 1.7 veya 1.8 milyon kWh elektrik üretirsiniz. Nehir tipi HES’lerde kurulum maliyeti, araziye, suyun debisine, coğrafi şartlara göre çok değişir ama şu anda 1 MW’lik kurulum maliyeti, 2.5-3 milyon avro arasındadır.
Peki güneş santralinin avantajı yok mudur?
Elbette var. Rüzgar santralinin bakımıyla güneş santralinin bakımı arasında çok fark var. Rüzgar türbinlerinde rotor, kanat vs birçok parça var. İşletme maliyetleri çok yüksek. Güneş enerjisi santrali işletmesi ise basittir. En büyük avantajı jeneratör diye bir şey yok. Bugün sadece kendi ihtiyacınız için çatınıza güneş sistemi kurarsanız bunun ortalama maliyeti 8 bin avro olur. Bu size yaklaşık 10 yılda geri döner. Ama bu fazlasını şebekeye satmadığınız zaman.
Güneş enerjisine yatırımcı ilgisi ne durumda?
Şu anda herkes lisansa hazırlanıyor. Arazi alıp ne yapabilirim diye bakıyor. Yönetmelikte bir madde var. Buna göre güneş santrali kurmadan önce en az 3 ay ölçüm yapmanız lazım. Herkes ölçüm yapacak firma ve danışman arıyor. Onlarca firma var. Türkiye’de bu işin ayağa kalkması için bir gayret oluştu. Avrupa PV Endüstriyelleri Birliği var. Bir de platform kurulmasına karar verildi. Bunlar ortak çalışıyor. Platformda Türkiye’yi ben temsil ediyorum.
Türkiye güneş enerjisinin öncülüğünü ben yaptım. Ege Üniversitesi bünyesinde Ulusal Teknoloji Platformu’nu kurduk. Uluslararası Enerji Ajansı PV sistem çalışma grubunda Türkiye’den görev yapan iki kişiden biri benim. Daha sonra Güneş Enerjisi Sanayicileri Derneği’ni (GENSED) kurduk. Ben GENSED’in uluslararası ilişkilerinden sorumluyum. Üye sayımız 80’i geçti. Ancak üyemiz olmayan ve güneş enerjisiyle uğraşan daha 120 firma olduğunu da biliyorum.
Birçok yabancı şirket vazgeçmişti. Şu anda güneş enerjisi yatırımı planlayan var mı?
Bakın yabancılar gitmiş değil. Muğla Üniversitesi Rektörlük görevini 15 Ocak’ta bıraktım ve Arıkanlı Holding’de göreve başladım. O tarihten bu yana bizimle çok sayıda yabancı görüştü. Bunlar arasında İsviçreliler, Hollandalılar ve Almanlar var.
Çünkü Türkiye’nin 2010 yılında kullandığı elektrik 210 TW oldu. Projeksiyonlara göre 2023 yılında Türkiye’nin elektrik tüketimi 400 TW civarında olacak. Ve İspanya, İtalya gibi ülkeleri geçecek. Yenilenebilir enerji kaynakları kaçınılmaz olarak devreye alınacak. Güneş enerjisinde, hem ekipman üretimi, hem de santral kurmak için gelmek isteyen yatırımcılar var.
Peki hocam, son olarak Arıkanlı Holding’de yeni enerji yatırımları olacak mı?
Arıkanlı Holding olarak RES kurmaya çalışıyoruz. Silivri’nin Sakarbayır ve Gazitepe bölgelerinde 8 MW’lık RES kuracağız. Lisansı kendimiz aldık. Bunun dışında jeotermal çalışmalarımız var. HES için de ihalelere giriyoruz. Ama orada çok katı bir rekabet var. Bu ihalelerde “eksiltme” denilen bir yöntem var. Akıl alacak gibi değil. EÜAŞ’ın bu yıl ihaleye çıkacak HES’leriyle ilgileniyoruz. En son girdiğimiz ihaleler Doğu Anadolu bölgesindeydi. Ama çok karlı olmayan yatırımlara çok yüksek teklifler veriliyor.
http://www.yesilekonomi.com/roportaj/gensed-uluslar-arasi-iliskiler-sorumlusu-sener-oktik.htm
Bu haber 1975 defa okunmuştur.