| |||||||||||
| |||||||||||
GOOGLE TRANSLATEOTOMASYON HABERGÜNEŞ HABERÖNEMLİ LİNKLEREN ÇOK OKUNANLAR
|
Sıcak Para Geri mi Dönüyor
12 Mart 2011, 09:18 Sıcak Para Geri mi Dönüyor Sanayi üretimi Ocak ayında %18,9 ile beklentilerin çok üzerinde arttı; beklenti %15 idi. Bu durum Sanayi üretimi rakamları güçlü kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Son dönemde açıklanan veriler de ithalat büyümesi ve kredi rakamlarında yavaşlamanın olmadığına işaret ediyor. Bankacılık sektöründe mali kesim hariç kredi rakamındaki aylık artış Şubat’ta %2,8 ile Ocak ayının üzerinde gerçekleşti (Ocak’ta aylık artış %1,7). Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun haftalık (BDDK) bülteninde yer alan bilgilere göre, toplam krediler 26 Şubat 2010'da ise 413.39 milyar liraydı. Bu döneme göre bir karşılaştırma yapıldığında ise artış oranı yüzde 34.5 oldu. Krediler 2010 sonunda ise 535.38 milyar lira olarak gerçekleşmişti. Ekonomi yönetimi, kredi talebini dizginleyerek cari açığı azaltma hedefi doğrultusunda, Aralık ve Ocak aylarında aldığı kararların etkili olup olmadığını Mart ayı sonuna kadar izleyeceklerini ve gerekirse ek tedbirler alabileceklerini belirtiyor. Bir BDDK yetkilisi de geçen hafta Reuters'a yaptığı açıklamada, banka kredilerindeki artışın kendilerini şaşırtmadığını belirterek, bankalara bu konuda sözlü uyarı yaptıklarını, bunun sonuçlarının da 15-30 gün içinde görüleceğini ifade ederek, sözlü uyarıların sonuç vermemesi halinde kredi maliyetlerini yükseltecek tedbirlerin alınabileceğine dikkat çekmişti. Dolayısıyla TCMB’nin 23 Mart tarihindeki para politikası toplantısına kadar kredi genişlemesi ve ithalatta belirgin bir yavaşlama olmadığı takdirde, sıkılaştırıcı önlemlere devam ederek özellikle zorunlu karşılık oranlarını artırması şaşırtıcı olmaz. Sanayi üretimindeki hızlı büyümenin yanı sıra gıda ve enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon baskılarını artıracak olması, önümüzdeki aylarda politika faizlerinin de artırılmasını gündeme getirecek. Aralık ve ocak aylarında yapmış olduğu munzam artışlarına rağmen kredi talebinde istenen bir durulma görülememesi bu ay içinde yine bir munzam artışı olabileceği ihtimalini kuvvetlendiriyor. Piyasalarda ise gösterge tahvilin faiz oranının %9 ların üzerine atması ile hem ilerde MB nin yapacağı faiz arttırımları hemde dünyada artan gıda ve emtia fiyatlarından doğacak enflasyon baskısı fiyatlanmış oldu ve bu seviyeler alım için artık bir nebze daha cazip hale geldi. Hisse senedi piyasalarında ise Mart ayının ilk gönlerinde 61.000 li endeks seviyelerinden düşüşün başladığı geçen sene kasım ayından bu güne kadarki en güçlü diyebileceğimiz alım geldi ve endeks 64.000 binli seviyelere kadar çıktı. Bunda yabancı bankaların raporlarında petroldeki yükselişinde desteğiyle yılbaşından beri yüzde 18 yükselen Rusya borsasında “satış yap” bunun yerine yılbaşına göre yüzde 10 düşmüş olan Türkiye borsasında “ağırlığını artır” tavsiyesinin rolü büyük. Bunun yanında yükselen dolar kuru karşısında düşen endeksin sonucunda bazı lokomotif hisselerin dolar bazındaki fiyatlarının 2006-2007 deki fiyatlarına gevşemeside alımların gelmesinde bir diğer etken. Son dönemde Libya üzerindeki uluslararası baskının artmasıyla oluşan krizin çok uzun sürmeyebileceği beklentisi ve petrol fiyatlarında son günlerde yaşanan düşüşde iyimser havaya destek oldu. Yine JP Morgan dan Kuzey Afrika’daki gerginlikten Türk turizminin olumlu etkilenerek bu sene turizm gelirlerinin daha da artarak cari açığa destek olacağına dair olumlu yorumları alımlarda bir başka etken oldu. Bundan bir evvelki yazımda sıcak paraya davetiyenin gönderildiğini oluşan piyasa koşullarına bakarak yorumlamıştım. Şu an ise sıcak para tamamen geri dönüyor demek için henüz erken. Çünkü bunu diyebilmemiz için biraz daha zamana ihtiyacımız var. Ama üç dört ay aradan sonra ilk defa piyasalara bu kadar ciddi bir miktar para girişi olduğunu söyleyebiliriz. Bunu hisse senetleri piyasasındaki bu yükselişin yanında, dolar kurunun 1.61’ li seviyelerden 1.57 li seviyelere gevşeyip, gösterge tahvilin faizinin 9.14 lü seviyelerden 8.85 lere gevşemesindende anlıyoruz. Kuşkusuz arap ülkelerinde yaşanan isyan hareketlerinin seyri ve buna paralel petrol fiyatlarının durumu bu para girişinin ve iyimser havanın devam edip etmemesinde önemli rol oynayacak. Daha sonra ise seçim beklentisi ve seçimin sonucuna göre şekillenecek olan not arttım beklentisi yatırımcıların satın alacağı olumlu yada olumsuz beklentiler olacak ve bunlarla ilgili gidişatı bu köşemde yorumlamaya çalışacağım. Ama sonuç ne olursa olsun yine piyasaların altın kuralı her zamanki gibi işleyip gidecek. “Beklentiler alınacak gerçekler ise satılacak...” Bu haber 321 defa okunmuştur.
|
HABER ARAAKTUEL HABERGAZETELER |
|||||||||
|
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||