KAPAT
Elektrik,Enerji,Aydınlatma,Proje,Solar Energy
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE İLETİŞİM
22 Mayıs 2012 Salı
Kısa Yazı02 Mayıs 2012

GOOGLE TRANSLATE

OTOMASYON HABER

GÜNEŞ HABER

ANKET

Sitemize Nasıl Ulaştınız




Tüm Anketler

Seçim Nedeniyle Zoraki İyimserlik

B.Bertan Günder

18 Ekim 2011, 01:46

B.Bertan Günder

Seçim Nedeniyle Zoraki İyimserlik

Ağustos’ta cari işlemler açığı 4,0 milyar $ ile beklentiler ile paralel gerçekleşti. Beklenti 3,9 milyar $ idi. Ocak-Ağustos döneminde kümülatif cari açık rakamı 54,3 milyar $’a ulaştı. 2010 yılı aynı döneminde açık 26,8 milyar $ idi. Cari açıktaki artışta dış ticaret dengesinin %92 artması etkili oldu. Taşımacılık ve turizm gelirlerindeki artışlarla hizmetler dengesindeki fazla, yılın ilk sekiz ayında geçen yıla göre %33 artış gösterdi. Net yatırım gelirlerinin geçen yıla göre azalmasıyla ise gelir dengesindeki açık yılın ilk sekiz ayında geçen yıla göre %24 artış gösterdi.

 

İhracat yıllık olarak %30, ithalat ise %29 artış gösterdi. Enerji dışı ithalatın son aylarda gerilemesi iç talepte yavaşlamanın başladığına işaret ediyor. Cari açığın Ağustos’ta önceki aylara göre düşük gelmesinde dış ticaret açığındaki gerilemenin yanı sıra 3,0 milyar $ net turizm gelirleri de etkili oldu. Ancak Eylül ve Ekim ayında bu gelir kalemi bu kadar olmayacak.

 

Pazartesi sabahı uyandığımızda Merkel ile Sarkozy nin bankaların sermaye yapılarının güçlendirilmesine ilişkin anlaştıkları haberleriyle uyandık. Normalde bundan daha önce burunlarından kıl aldırmayan liderlerin nasıl böyle birden el sıkıştıklarını aslında anlamak zor değil. Çünkü Fransada 7 ay sonra Cumhurbaşkanlığı seçimi var. Eğer Fransız bankaların Yunan bankalarındaki yatırımları nedeniyle Fransanın AAA olan notu bu süreçte indirilirse seçimleri kaybetmesi büyük ihtimal olacak. Bu durum AB ülkelerinde zaten kalmamış olan güven ortamını dahada kötüleştirecek. Merkelinde 2013 seçimleri öncesi bu kaosu göze alamayacağıda çok açık.

 

Piyasada Avrupa kurtarma fonu EFSF nin tüm üye ülkeler tarafından onaylanacağı daha sonra Avrupa Merkez bankası ECB nin buradan sağlayacağı kaynağı likidite sıkıntısı çeken bankaları fonlayacağı ve bunun üstüne bankaların sermaye arttırımlarına giderek güçlendirileceği beklentisi satın alınmaya başlandı. Bununla ilgili kararın 23 ekim’de ki AB liderler zirvesinde yada 2-4 kasım tarihlerindeki G-20 zirvesinde alınması bekleniyor.

 

Bu kısa vadede piyasalarda iyimser bir hava esmesine neden olabilir. ABD de de daha önce TARP sistemi bu yolla diğer bankaları iflas uçurumundan çekip almıştı. Ancak unutulmamalıki kriz borç krizi. Ve likidite vermek geçici olarak bir rahatlama sağlıyor ama borçları silmiyor. Kimse borçların bedelini ödemek istemeyincede kriz bitmiyor. Bugün ABD o kadar para basılıp parasal genişlemeye gitmesine rağmen ne krizin ana kaynağı mortgage piyasası düzeldi nede bankaların durumu çok parlak. Dünyadaki büyüme oranlarının da sürekli gerilemesi yaraların sarılmasını zorlaştırdığıda bir gerçek. Ayrıca EFSF nin 440 milyar euro ya yükseltilmesinin tüm üye ülkelerin parlementolarında onaylanması gerekiyor.

 

AB borç krizinin büyük ekonomilere sahip ülkelere yaradığını daha önceki “Sermayenin el değiştirmesi” başlıklı yazımda anlatmıştım. Düşünün bir kere eğer EURO birliği olmasaydı Almanya bugün dahada değerlenecek olan pahalı MARK ile bu kadar ihracat yapabilecekmiydi. Oysaki kriz nedeniyle ucuzlayan EURO aynı zamanda katma değeri yüksek Alman ürünlerine olan talebi dahada arttırıyor ve Almanyanın dahada güçlenmesine sebep oluyor.

 

Avrupanın borç batağındaki ülkelerinin genelde güney sahil kesiminde yer alan, az çalışan bol siesta ve tatilleriyle ünlü ülkeler ( Yunanistan, İtalya, İspanya, Portekiz ) olması tesadüf değil tabiki. Bu ülkelere gidenler çalışanların öğle arası tatillerinin 2-3 saati bulduğunu bu süreç içerisinde taksi bile bulamadıklarını akşam yemeklerini bile gece 11 civarında yediklerini anlatmışlardır. Aslında bu ülkeler verimli toprakları ve büyük turizm gelirlerine karşın yüzölçümlerine göre az sayılabilecek nufüsları sayesinde rahatlıkla refah içinde yaşayabildikleri için bu alışkanlıkları kazanmışlar zamanında. Taa ki kuzey Avrupanın çalışkan ve üretken devletleri kendilerine Araba alın! Bilgisayarı cep telefonunu yenileyin ! kredi alın! diye reklam borbardımanı yapana kadar...Bizdede mesai saatlerini düşürmeye çalışanlara duyrulur...

 

Piyasalara gelince. Bu olumlu havanın iç piyasayada olumlu yansıdığını görüyoruz. AB yetkililerinin devlet borçları ve bankalar konusunda kapsamlı bir paket üzerinde çalışmasının yanında, ülkemizde yakında açıklanacak olan Orta vadeli Programında bu olumlu havanın devamına katkıda bulunmasıyla endeksin yine 61.000 li seviyeleri deneyeceğine yönelik beklentimi koruyorum. Bu olumlu hava umarım döviz satım ihalelerine olan talebi düşürürde daha fazla rezervleri eritip dolar satmak zorunda kalmayız. Zira önümüzdeki yıl borç ödemeleri ve cari açığın finansmanı için 200 milyar dolara ihtiyacımız olacak.

 

Faizlerin çok fazla düşmesini beklemek yinede zor. Çünkü yıl sonu tüfenin beklentim olan 7,5 seviyelerini dahi aşabileceği görülüyor.  Yılsonuna kadar 9 bileşiklerin görüleceğine dair beklentimi koruyorum. Dolar biraz Merkez Bankasının agresif müdahalesi birazda paritenin EURO lehine değer kazanmasıyla geriledi ama sepet hala 2,17 seviyelerinde ve fazla düşmüş değil. Doların yine 1,90 lı seviyelerin üstüne atmasını bekliyorum ama Merkez Bankası agresif satış ihaleleriyle buna pek müsade etmeyecek gibi gözüküyor. Umarım AB de bütün işler yolunda gider dövizin ateşi sönerde Merkez bankası daha fazla dolar satmak zorunda kalmaz. Çünkü o zaman bizim için işler orta vadede daha kritik bir hale gelebilecek.

 

 

 

Bu haber 120 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

HABER ARA


Gelişmiş Arama
Elektrik Forum

AKTUEL HABER

GAZETELER



Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi