| |||||||||||
| |||||||||||
GOOGLE TRANSLATEOTOMASYON HABERGÜNEŞ HABERÖNEMLİ LİNKLEREN ÇOK OKUNANLAR
|
Aydınlatmanın Tarihsel Gelişimi
07 Aralık 2011, 17:05 Sedat MISIR Mısırlıoğulları Grubu Gen. Müd. Araştırmacı Yazar, Elektrik Mühendisi(İTÜ) KÜRESELLEŞEN DÜNYADA AYDINLATMANIN TARİHSEL GELİŞİMİ VE PROJELERİN GENEL DURUM ANALİZİ Geri kalmışlık çizgisinden kurtulmak için kabuk değiştiren ülkelerde,insanların günün şartlarına göre yaşaması ancak aydınlatma da gerekli olan elektrik enerjisinin yeterli olması ile mümkündür. Bu duygulardan yeni enerji kaynakları üretimleri sağlanıncaya dek mevcut kaynakların tasarruflu kullanımları önceki makalelerimin ana öğesi oluşu,bu fikrin bugünkü yazım içinde temel teşkil edeceği zaruretiyle,enerjinin etkin kullanımında aydınlatmanın duyarlılığı fikri öne çıkmıştır. Yapılan araştırmalar neticesi konunun öykülerinde ,ülkemizde ilginç aşamalar sergilenmiştir. Bu bağlamda dört yüz yıl önceleri geceler tümden karanlığa gömülü olduğu,üç yüz yıl gerilerde fenerler kullanılmaya başlandığı,yüz elli yıl gerilerde ise insanların kendi imkanlarıyla dükkanları ve yolları aydınlatmasına ilişkin ilk bir hükümet bildirgesi çıkmış olduğu gözlemlerim arasındadır. Sokak aydınlatmaları bin dokuz yüz yıllarına kadar söz konusu bile olmadığı tesbitlerim içerisindedir.Bu analizler aydınlatmada ;Güneş ışığını müteakiben ateş ışığı devrini öne çıkarıp, çıra,fener,gaz lambalarının ışık kaynağı olarak ,katı ve sıvı maddelerde yakıt olarak kullanıldığını, ancak 1879’da Edison’un akkor flamanlı lambaları, Siemens’in dinamoyu keşifi ile aydınlatmada hem yakılan enerji hem ışık kaynağı açısından şekil değiştirilip çağ atlandığı gözlenmektedir. Son yıllarda aydınlatma konusunda gelinen nokta ise yol aydınlatmalarında ve endüstriyel binaların işletme kısımlarında armatür asma mesafelerin yüksek olduğu yerlerde metal halide ve cıva buharlı lambaları taşıyan armatürler kullanılmakta, müteakibende park ,benzinci gibi yerlerde kanopi tipi armatürler kullanıldığı, idari ve sosyal bina gibi mekanlardada 60x60 çift parabolik florasan armatürlerin daha çok kullanıldığı ve işlevsel seçenek olduğu görülmektedir. Bu bağlamda idari sosyal bina gibi mekanlarda işlenen bu modelin beraberinde mimaride asma tavan karolaj ilkesini getirerek bu boşluktan diğer yangın, müzik, Acil aydınlatma , Exit gibi diğer projerin kablajınında işlenmesi sağlanmaktadır. Diğer bir yandan sistemlerde aydınlatma projelerinin işlenmesi esnasında uygulamanın enerji verimliliği kavramının duyarlılığıda öne çıkmaktadır. Kullanılan iletkenlerin kesitleri hem gerilm düşümleri hem akım tahkiki açısından hemde ek temas dirençlerinin sıfır mertebesinde olması ayrıca balast kaybıda ihmal edilmeyip elektronik balast kullanımınıda öne çıkarmaktadır. Bunun dışında aydınlatılacak yerin cinsi ve istenen aydınlık şiddetinin doğru belirlenmesi son derece önemlidir. Burada cinsi belirlemek aslında amacı belirlemektir. Bu bağlamda bir manav standını aydınlatırken istenen meyvelerin rengini, kasap standını aydınlatırken etlerin rengini belirginleştirecek renk sıcaklığı yüksek renk skalası geniş bir aydınlatmadır. Ya da aydınlatılacak yer bir yol ise burada renk skalası çok önemli olmayıp tek renk bile olsa belirli aydınlık şiddetini elde etmek gerekir. Bilahare atılacak ikinci adım ise isteneni en verimli şekilde nasıl sağlanacağını karar vermektir ki burada teknolojik gelişmeleri takiple yeni üretilen ürülerin fiyat/ performans değerlendirmelerini yapmak gereklidir. Ampül teknolojileri artık belirli bir noktaya ulaştığından verimli aydınlatmacılık ile ilgili tartışmaların yazımda vareste bırakılarak hangi ampülün, hangi armatürle, hangi ölçekli aydınlatmada ne kadar verimli olacağı projeciye bırakılması efseldir. Aydınlatmacılıkta dikkat edilmesi gereken bir başka nokta ise (özellikle bina-yapı dışı cephe aydınlatmalarında) ‘sanat’ ile ‘işlevselik’i birarada ortaya koyabilmektir. Binanın istenen yerlerini belirginleştiren bir aydınlatma yaparken buraların işlevini engellemeyecek yada zora sokmayacak çözümlere gidilmeli ve aynı şekilde işlevsel bir aydınlatma yaparken çirkin görüntülerin ortaya çıkmasından kaçınılmalı , bu şekilde, estetik ve optimum kullanışlı çözümler sağlanmalıdır.Burada örnek vermek gerekirse, yeni yapılan bazı yaya üst geçitlerinin aydınlatmasında basamaklarda meydana gelen yanıltıcı gölgelenmeden dolayı insanların inip çıkarken basamakları rahat görememesi bu konuya pek dikkat edilmediğinin göstersidir. Bu durum; aydınlatmada görsel zerafet ve ışık renkleri vs. Objektifinden bakılınca ülkelerde aydınlatma araç ve gereçlerinin renksel ve görsel duyarlılığının talep doğrultusunda mimar ve armatür üreticilerinin marifetleri ön plana alınması zaruret teşkil ettiği gözlenmektedir. Oysaki küreselleşen dünyada ülkeler ayrımı gözetmeksizin mühendislik disiplinleri esas alındığında yukarıda belirtilen seçenekler yaklaşık her yapıda 12 pafta elektrik projelerinin;1/12 miktarının %25’ine tekabül etmekte olduğu anımsanmalıdır. Bu çerçevede olaylar gözlenincede ulusal ve uluslar arası proje çalışmalarında elektrik mühendisliğinin ödün veremeyeceği kriterler olarak aydınlatma projelerinde kullanılan iletken kesitleri, cinsleri, yangına vs, dayanıklılık özellikleri ile anahtarlama ve kaçak akım koruma yöntemleri ve kayıpların azaltılması, sistemin ekonomik, süreklilik ve kararlılık yönlerinin öne alınması önem taşıdığı kaçınılmaz görülmektedir. Bu itibarlada ışık kaynaklarının sistemi etkileyen yönleri ön planda tutulmalıdır. Diğer öğeler renk vs. görsel zerafet yönleri isteklice seçilebilecek kriterler olduğu esneklik kavramında bırakılabilir.Ancak vazgeçilmez olan seçilen agıtların sistemi zorlamamasına özen göstererek işlevsel olmaları tercihe bırakılması uygun görülmemektedir. Yani projeyi sistem açısından bozmamalıdır. Günümüze kadar gelişen teknolojik çalışmaların sonucunda binlerce değişik ışık kaynağı modellerinin etkisi ile elektrik projelerinin sağlıklı sürdürülebilir esasa ilişkin vasıflara haiz mutlak sürette gözetlenip mümkün mertebe bazı koşullar ihlal edilmeden armatür seçimleri yapılması uygun olacağı kanaatindeyim. Projelerin yarınki geleceklerin fizyolojik ışık kirliliğine yolaçmasına göz yumulmamalıdır.Tüm paftaların denetimden geçirilen projelerin içeriği olmaları hasebiyle seçenekler projelere uygun seçilmeleri ve yasaların mutlak emredici hükümlerinden asla taviz verilmeyeceği yanısırada işvereninn her dileği mutlak olmalıdır prensibi yerine proje ve sisteme uygunsa olmalıdır mantığı tercih edilmelidir. Üretici dağıtıcı ve projecilerin topyekün birlik ve beraberlik içerisinde hazırlayacakları projelerin uluslararası platformda değer ölçütünün yükselmesinin ancak bu kriterler gözlenmesi sonucu gerekli düzeye çıkacağından şüphem yoktur.
Bu haber 370 defa okunmuştur.
|
HABER ARAAKTUEL HABERGAZETELER |
|||||||||
|
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||